20-21 Mayıs’ta İzmir’de İkinci Ulusal Süt Zirvesi düzenlendi. 21 Mayıs ise Dünya Süt Günü idi. O halde biraz süt konuşalım.
Süt, doğanın tüm memelilere doğumlarından hemen sonra sunduğu ilk besin. Besin değeri yüksek ve yaşamımızın her evresinde tüketmemiz gereken mucizevi bir gıda maddesi.
Geçen sene birincisi düzenlenen Ulusal Süt Zirvesi’ne İzmir ev sahipliği yapmıştı, bu yıl da bayrağı elinden bırakmadı. 21 Mayıs ise 1956 yılında Uluslararası Sütçülük Federasyonu (IDF) tarafından Dünya Süt Günü olarak ilan edildi.
İkinci Ulusal Süt Zirvesi’nde faklı konu başlıkları altında dört çalıştay düzenlendi. Sütün kalitesinin çiğ sütten başlayarak son tüketime kadar arttırılmasının yolları tartışıldı. İzmir’in öncülüğünü yaptığı soğuk zincir süt taşıma sisteminin önemi vurgulandı. Üreticilerin eğitim ve bilgilendirilmesinin gerekliliğine değinildi. Sadece inek sütü değil, keçi ve koyun sütü üretiminin artırılmasına dair teşviklerden ve bu sütlerin artan ihracat potansiyelinden bahsedildi. Küçükbaş hayvanlarda da tamamen makine ile sağıma geçilmesinin faydaları konuşuldu. İzmir’in çok iyi başardığı kooperatifçilik üzerinde de duruldu.
Ayrıca Zirve’de Ulusal Süt Konseyi tarafından sektöre dair envanter bilgileri de verildi. Türkiye süt üretiminde Dünya’da 8'inci sırada. Entegre süt işletmeleri tarafından toplanan süt miktarının illere göre dağılımında, süt üretiminin en yoğun olduğu bölgeler Ege, Trakya, Akdeniz ve İç Anadolu’nun güneyi olarak belirlendi. İzmir ise “Sütün Başkenti” olarak 81 ilimiz arasında birinci sırada yerini aldı.
Türkiye'de süt üretimi, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, hayvan sayısı ve laktasyon verimlerindeki artışa paralel olarak, 2012'de bir önceki yıla göre yüzde 12 artış gösterdi ve yaklaşık 17 milyon ton olarak kaydedildi. Toplam üretimin yüzde 91.4'ü inek sütü, yüzde 5.9'u koyun sütü, yüzde 2.4'ü keçi sütü ve yüzde 0.26'sı manda sütünden oluşuyor.
2012'de içme sütü üretim miktarı önceki yıla göre yüzde 7.3 artarak, 1.25 milyon ton olarak kaydedildi. Kayıtlı içme sütü üretim miktarları ve dış ticaret verileri ile entegre süt işletmeleri tarafından toplanan süt miktarı haricinde kalan sütün miktarı da ele alındığında, kişi başı yıllık içme sütü tüketimi 33 kilograma yaklaşıyor.
Sütten bahsetmişken süt ürünlerini de unutmamak lazım. Önemli bir süt ürünü olan peynir üretimi 2012'de 564 bin ton olarak kaydedildi. Yoğurt ve ayran üretimi de her yıl artış gösteriyor. 2012'de yoğurt üretimi 1 milyon tonu, ayran üretimi 500 bin tonu aştı. Kişi başı yıllık peynir tüketimi 14.7, yoğurt tüketimi 28 kilogram olarak belirlendi.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın “Okul Sütü” projesini anarak bitirelim bu yazıyı. Bu proje önümüzdeki yıllarda da devam etmesi gereken çok önemli bir uygulama.
Kendimizden başlayarak sağlıklı nesillerin yetişmesine katkıda bulunan sütü daha güvenli, daha kaliteli ve daha hijyenik koşullarda daha fazla tüketmek dileğiyle…